Festival kapsamında olmasından faydalanarak sevgili Muzo kardeşim sayesinde sinema perdesinde sansürsüz şekilde izleme bahtiyarlığına erdiğim Türk filmlerinden biri olan Anayurt Oteli 4 Ocak Pazar günü TRT 2'deki Sinemasal kuşağında izleyici ile buluşacak.
Ömer Kavur'un Yusuf Atılgan'ın aynı adlı romanından uyarladığı Anayurt Oteli'nde Macit Koper,Serra Yılmaz ve Şahika Tekand başroldeoynuyorlar. Diğer rollerde Orhan Çağman, Cengiz Sezici, Kemal İnci, Ülkü Ülker ve Osman Alyanak oynuyor.
Yalnız başına yaşayan , istasyona yakın bir otel işleten Zebercet'in içinde yaşadığı hayal dünyasına, hayallerinin gerçeğe baskın gelişine tanık oluyoruz. Bir gün ansızın çıkagelen gizemli bir kadından çok etkilenen Zebercet, günler boyu o kadını bekler, hayalini kurar.
3 Ocak 2009
Ekran Başına - 6
10 Mayıs 2008
Gülsüm Ana / Fatma Bacı
Yıldız Kenter - Fatma Girik - (Fatma /Gülsüm)
Bilal İnci - Hayati Hamzaoğlu - (Kan Davalı)
Şükran Güngör - Tanju Gürsu - (Baba)
Renan Fosforoğlu - Reha Yurdakul - (Büyük Kızın Zengin yaşlı sevgilisi)
Nubar Terziyan - Kadir Savun - (Köyden aile dostu)
Fatma Belgen - Özlem Onursal - (Terzide çalışan büyük kız)
Leyla Kenter - Alev Sayın - (Mimarlık okuyan küçük kız)
Sertan Acar - Günay Girik - (Evin oğlu)
Cemil Can Bıçakçı - Bülent Bilgiç - (Küçük kızın sevgilisi)

Gönderen
çilek
zaman:
07:13
3
yorum
Etiketler: 70 ler, 80 ler, Afiş, Fatma Girik, Yıldız Kenter
5 Nisan 2008
Rüzgâr
Yönetmenliğini Cüneyt Arkın'ın yaptığı , senaryosu Safa Önal imzalı bir film Rüzgâr. 1980 yapımı renkli filmin başrol oyuncuları Cüneyit abimizle Emel Sayın.
Gerek filmdeki şarkıları gerek replikleri şahane bu filme her rastladığımda ilgiyle izlerim.
Zamanında iyilik yaptığı bir adamın onu oyuna getirip hapse attırmasıyla intikam yemini eden kabadayı Davut'un öyküsüne şahit oluruz. Davut aradan yıllar geçip hapisten çıktığında ilk işi onun yıllarını çalan Bekir'i (Orhan Alkan) bulmaktır. Bekir aradan geçen yıllarda malına mal katmış, üstelik de memleketin en ünlü şarkıcısı Emel Mayın'la (!) evlenmiştir.
Davut bir kedi, Bekir bir fare... İlk önce kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacakır Davut . Sonra piskolojik baskı yapacaktır.
Bir sahnesine biterim; Bekir, Davut'un korkusuna yurt dışına kaçmaya karar verir. Havaalanına vardığında Davut'la karşılaşırlar. İsyan eder :
- Artık yeter... bitsin ! Geceleri kan işiyorum korkumdan.
Davut o kadar vakurdur ki, suratındaki betonumsu ifadeyi bozmadan aynen şöyle der:
- Kes ! Evine dön çabuk !
Ve Bekir tıpış tıpış evine döner.
Filmin ilerleyen bölümlerinde Davut, Bekir'i can evinden vurmak için karısnı dağa kaldırır. ama bilmez ki Bekir o derece kansız herifin tekidir. Oysa ki karısı öncesinde kocasını rahat bıraksın diye Davut'u ziyarete gitmiştir. Orada onu silahla yaralayınca hapse girer, o çok sevdiği kocası onu bir çıtırla aldatarak üstelik de bütün mal varlığını da alarak yurt dışına kaçar.
Filmimiz Davut'un Emel'i dağa kaçırmasıyla sürüyor. Kuş tüyü yataklarda yatmaya alışmış Emel'i dağ başında zorlu günler beklemektedir.
Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz sahnenin bir de öyküsü var. Cüneyt Arkın'ın "Adını Unutan Adam" adlı kitabından öğrendiğime göre, Emel'in dağa kaçırılma sahnesinde Emel çok hırpalanmış. Filmin yapımcısı Abdurrahman Keskiner, Emel Sayın'ın filmi yarım bırakabileceğini söyler, bu yüzden onun da gönlünü edecek ek bir sahne yazmasını ister Cüneyt Arkın'dan. Arkın hay hay der . İstek üzerine yazılan bu sahnede , Arkın kapıdan içeri girince Sayın ona elindeki sopa ile saldıracak ve eline yüzüne vuracaktır. Ne de olsa sopa , kartondan yapılma, acıtmayan bir sopadır !
Sahne başlar, Arkın içeri girer. Sayın sopayı sallar. Ama o ne ? Acıtmayan sopa gitmiş yerine sahici sopa gelmiştir. Allah yarattı demeden sallar sopayı ve Cüneyt Arkın ciddi ciddi dayak yer.
Arkın'ın yazdığına göre bu filmden sonra Emel Sayın'la tekrar kamera karşısına geçememişlerdir :))
Emel Sayın'ın filmde seslendiriği şarkılar ; filme adını veren Rüzgâr, Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor...
Çok da güzel şarkıdır ha.
Dağda elinde çamaşır sepeti, ayaklarında çizmeleri ile bir "Gideceğin yere beni de götür, sorana başımın belası dersin" şarkısını söyleyişi var ki evlere şenlik :)
Son bir ayrıntı ; onu da sinematurk'daki yorumlardan birinden öğrendim , filmin sonundaki dövüş sahnesinde çalan müzik Star Wars'ın müziği imiş :))
Gönderen
çilek
zaman:
18:47
7
yorum
Etiketler: 80 ler, Cüneyt Arkın, Emel Sayın
24 Ocak 2008
Haftanın Nostaljik Fotoğrafı
Efendiiim... Vallahi Cüneyit abimizi çok sevdiğimden; yine onun bir fotosunu seçtim sizler için. Fotoğrafta görüldüğü üzere bir havuzun içindeler Cüneyit abimiz ve rahmetli Yadigâr Ejder... Havuza su doluyor. Soru şu : Bu havuza su dolduğunda , havuz başında endişe ile bekleyen sarışın cıbıl ablamız suya atlayacak mı atlamayacak mı? Ehuee...
filmin adını çıkaramadım... fikri olan varsa buyursun... tahminim yetmişlerin sonundan bir film olduğu.
Çilek edit: İşin ehlinden bilgi geldi arkadaşlar :) Film 1980 yapımı SARIŞIN TEHLİKE filmi imiş. Sarışın hatun da Christine Haydar... Aslında onun olduğunu tahmin etmiştim ama emin olmayınca yazmayayım dedim. Christine Haydar bacımızla ilgili de detaylar var ama nostaljik fotomuzu bozmayalım şimdilik. Teşekkürler Ali Murat Güven :)
Gönderen
çilek
zaman:
18:24
8
yorum
Etiketler: 80 ler, Cüneyt Arkın
21 Aralık 2007
Sevdiğim Replikler - 7
Gönderen
çilek
zaman:
09:15
0
yorum
Etiketler: 80 ler, Gülşen Bubikoğlu, Müjdat Gezen, Replik
29 Kasım 2007
Sevdiğim Replikler - 5
Çiçek Abbas...
Senaryosu Yavuz Turgul'a ait, yönetmenliğini Sinan Çetin'in yaptığı 1982 yapımı Türk filmi.Turgul/Şen ikilisinin filmlerinden. Aşağıda Şakir (Şener Şen) ve Abbas'ın (İlyas Salman) kahvehanedeki meşhur kapışması var.
Şakir - Aşıksan vur saza, ,şoförsen bas gaza
Abbas - Sevene can feda, sevmeyene elveda
- Sen batan bir güneş ben yollarda çilekeş
- Şoförün bahtı kara muavinin gönlü yara
- Gaz, fren, şanzıman halim duman
- Sev beni seveyim seni
- Aşk bir otobustür binmesini bilmeli
- Son duraga gelmeden inmesini bilmeli
- Bana hava atma!
- Havan kime yabanci?
- Kapilma rüzgarıma sen de aldanirsin
- Sollama beni sollarım seni
- Geçme beni ezerim seni
- Dünya dikenli bir hayat sevenlerde mi kabahat?
- Yaklasma toz olursun geçme pişman olursun
- Çilemse çekerim kaderimse gülerim
(Buradan itibaren Abbas sazı eline alır, makineli tüfek mübarek ardı ardına sıralar)
- İstedim vermediler sen şoförsun dediler
- Emegimiz bilek zoru Allahim sen bizi koru
- Aşk bir sudur iç iç kudur
- Aşki çekene derdi bilene sor
- Aşk çekenin yol gidenin
- Kabahat sen de değil seni sevende
- Neaaaabeeer!!!