Esen Püsküllü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Esen Püsküllü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2012

ŞEPKEMİN ALTINDAYIM

Şampiyonluk maçının olduğu gün aklıma düşmüştü bu film, yazmalıyım bunu mutlaka demiştim.

İki ezeli rakip Galatasaray ve Fenerbahçe'nin yandan yemiş halleri SALATASARAY ve YENERBAHÇE'nin mücadelesini filmin arka fonunda da izlesek, aşk temalı , siyah beyaz bir komedi filmidir ŞEPKEMİN ALTINDAYIM.

Orhan Ayhan'ı  maç sahnelerini anlatan adam, Ajda Pekkan'ı dansöz olarak görebildiğimiz bu filmin yapım yılı 1965, yönetmeni Ülkü Erakalın, senaristi ise Bülent Oran.



Şepke deyince hemen anladınız sanırım, oyuncularımızdan biri Öztürk Serengil ki filmde kendisini iki rolde görüyoruz. Birinde çapkın bir futbolcu, diğerinde ise gariban bir sokak çalgıcısı.

Bizim meşhur ÜÇ ARKADAŞ filmimiz var ya hani, aynı ondaki gibi aslında konusu, sadece burada iş biraz sulandırılmış, araya komedi öğeleri katılmış, filmde müthiş bir hareketlilik var, temposu hiç ama hiç düşmüyor.

Daha öncesinde filmle ilgili kaleme aldığım bir yazıda giriş cümlesini şöyle kurmuşum:

"Filmde salatsaray ile yenerbahçe futbol kulüplerinin amansız mücadelesi inanmayacaksınız ama ameliyat parası biriktirmeye çalışan gariban iyi niyetli insanların hayat hikayeleri ile kesişmektedir."

Bizim üç gariban arkadaşımız sokak çalgıcısıdırlar, nafakalarını da sokakta şarkı türkü söyleyerek kazanırlar haliyle. Hani para parayı çeker ya,  burada da sefalet sefaleti çağırmaktadır o hesap. İnce hastalığa tutulmuş  gariban kızımızın ameliyat parasını denkleştirmek bizim üç kafadarın üzerine vazifedir.

Üçlüden; yerçekimine yenik bıyıklı, kel ve yeşşe diye konuşan abimiz işe bakın ki ünlü YENERBAHÇE spor kulübünün golcüsüne ikizi kadar benzemektedir. Futbolcu da çapkının önde gideni hem de nasıl, aklı karı kızda  olan biri. SALATASARAY- YENERBAHÇE  derbisi öncesi, Salatasaraylılar, bizim çapkını kaçırırlar. Amaçları mutlak galibiyettir, amaca giden her yol da mübahtır. Şikeyse şike, paraysa paradır arkadaş :)

Kader ağlarını öyle bir örer ki, sokak çalgıcısı abimiz kendisini yeşil sahalarda bulacak ve esas kızımızın ameliyat parasını denkleştirebilmek için canını dişine takacaktır. İmkanı olan herkes izlesin derim. Gerek hareketliliği gerekse oyuncu kadrosu ile döneminin en keyifli filmlerinden biri diyebilirim.

Geri kalan rol dağılımı da  kısaca şöyle:


vahi öz: yenerbahçe spor kulübü başkanı
hulusi kentmen :salatasaray spor kulübü başkanı
hüseyin baradan : salatasaray spor kulübü yöneticisi
yusuf sezgin : filmin yakışıklı esas oğlanı ama gel gör ki fakir
esen püsküllü: filmin ameliyat olması gereken esas kızı
ajda pekkan: yenerbahçeli öztürk serengil’i başdan çıkarmaya çalışan dansöz
sami hazinses: yusuf sezgin, öztürk serengil’den oluşan gariban takımının üçüncü kişisi
uğur kıvılcım : sami hazinses’in yavuklusu


















10 Ocak 2008

İŞLER KARIŞIK

Sadri Alışık ve Esen Püsküllü'nün başrollerini oynadığı 1970 yapımı siyah beyaz bir film. Aynı yıl çevrilen ve yine ikisinin başrolde olduğu Ah Müjgan Ah ise renkli. Neden iki filmi birden andım, ona geleyim; Sadri baba her iki filmde de Hüsnü... Hüsnü her iki filmde de paçoz, fakir ama mahallelinin sevgilisi. İşler Karışık'ta Hüsnü Şenacı, Ah Müjgan Ah'da Hüsnü Neşedenyana :)

İşler Karışık bir komedi filmi. Benim izlediğim kopyası mı berbattı yoksa film cidden teknik olarak o kadar berbat mı çekilmiş bilmiyorum fakat, o derece karanlıktı ki bazen sahneleri seçmekte zorlandım. Sadri Alışık'ın soyadıyla müsemma iki filminden (Şakayla Karışık, İşler Karışık) biri. Yönetmeni Mehmet Dinler senaristi ise Safa Önal.

Kalabalık bir kadroya sahip filmin konusu adından da anlaşılacağı üzere karışık. Alışık'ı iki rolde (Hüsnü/Orhan) izliyoruz. Hüsnü, mahallede herkesin sevdiği kahveci çırağıdır. Mahallenin zenginlerinden Celal Bey'in (Mümtaz Ener) kızı Ayşe'ye sevdalıdır. Diğer yandan Orhan ise bir hırsızlık çetesinin çapkın reisidir. Bir soygun esnasında Orhan mahalleli tarafından Hüsnü ile karıştırılınca ikisi istemeden de olsa birbirlerinden habersiz rol değiştirirler.

Bu değişiklik türlü komik olaylara neden olur ve film bu olay örgüsüyle devam eder.

Orhan'ın kapatması Leyla (Gülgün Erdem) da karşısındakinin Hüsnü olduğunu anlayamayınca filmin sonuna doğru Orhan'dan okkalı bir tokat yemeden az önce şu sözleri işitir :
- Sen de mi haaa, sen de mi anlamadın onun ben olmadığını haaa... Sen de mi benzettin ? O da seni benzetti mi haaa ? şrak şraak...

Film boyu Orhan'ın ağzından daha neler duyuyoruz neler. Ah ne olurdu da daha izlenebilir olsaydı bu film !