Amman dikkat... Afişe aldanıp da bir Sadri Alışık filmi sanmayınız nostaljiseverler, yanılırsınız. Türk Sineması Afişleri çalışmamda da belirttiğim gibi, bu afiş çalışmasında da sadece daha çok seyirci çekmek için yapılmış bir oyun. Filmde çıplak kadın yoktur, afişte göğüsleri meydanda kadın vardır gibi... Sadri Babanın rolü çok ufaktır üstelik esas oğlan Göksel Arsoy'dan da dayak yer. Ben daha evvel Sadri Alışık'ın böylesi bir dayak yediği film izlememiştim :)
Filmimiz 1961 yapımı ve yine Belgin Doruk'un eşi Özdemir Birsel'in prodüktörlüğünde Hisar Filmden çıkmış.
Yönetmen Nejat Saydam, senaryo Özdemir Birsel.
Rol Dağılımı:
Belgin Doruk: Sevda Aybars
Göksel Arsoy : Bülent
Çolpan İlhan :Zuhal (Bülent'in hala kızı)
Avni Dilligil : Azmi Bozkurt
Aliye Rona : Şaziment (Bülent'in annesi)
Şaziye Moral : Hacer
Sinopsis :
Esas kızımız Sevda, annesi babası ölünce halası Şaziment Hanımlarda kalmaya başlar. Halasının oğlu Bülent ve bir diğer kuzeni Zuhal'le birlikte aynı evde büyürler. Şaziment Hanım asalet düşkünü bir kadındır ve oğlunun Zuhal ile evlenmesini arzu etmektedir. Oysa Bülent ve Sevda arasında ateş bacayı çoktan sarmıştır. Bülent ve Zuhal okumak için Londra'ya uçacaklardır. Bülent bir punduna getirip o gece Londra'ya uçmaz ve gizlice Sevda ile birlikte olurlar. Film, adını bu aşk gecesinden alır zaten. "Aşkın saati gelsin" der sevgililer. Bülent ertesi sabah gizlice ev halkına görünmeden Londra'ya uçar. O gecenin neticesi Sevda hamile kalır. İşe bakın ki tesadüfen merdivenden düşünce, eve gelen doktor ateşine bakarak Sevda'nın hamile olduğunu anlar :))
Hamile olduğunu duyunca Şaziment Hanım Sevda'yı kovar. Sevda, ana yadigarı çok sevdiği Hacer Teyze'sinin yanına sığınır ve bir mektupla olanları Bülent'e bildirir; o gelene dek bebeğin babasının o olduğunu kimseye söylemeyecektir (hangi akla hizmetse artık). Sevda'nın mektubu Zuhal'in eline geçer ve o da Sevda'nın ağzından "Artık beni bir daha arama, beni unut" diye bir mektup yazar. Aynı şekilde Sevda'ya da Bülent'in ağzından "Çocuğu kimden yaptıysan onun yanına dön" diye bir mektup yazar. Bundan sonrası mâlum...
Hikayemize Avni Dilligil nereden girip çıkıyor derseniz ; Zuhal ve Bülent eğlenmeye gittikleri bir gece kanser olan karısını Londra'ya tedaviye getiren Azmi Bozkurt ile karşılaşırlar. Azmi bey ünlü bir tekstilcidir ve Bülent de tekstil mühendisliği tahsili yapmaktadır. Bu karşılaşmanın üzerinden beş yıl geçer.
Kaderin garip cilvesi, Sevda da Azmi Bey'in fabrikasında işçi olarak çalışmaktadır. Oğlu Ümit bir kaza geçirip hastaneye kaldırıldığında, Azmi Bey onun haline çok üzülür ve onu evinde himaye etmeye başlar. Azmi Bey'in karısı Nermin'in son dileği de o öldükten sonra bile Sevda ve oğluna sahip çıkmasıdır.
Çevre dedikoduları önlemek için Azmi Bey ve Sevda nikahlanırlar. Ama ilişkileri bir baba kız ilişkisi gibidir. Bu ritüele de hastayım . Benzer konu Çalıkuşu'nda, Bir Demet Yasemen'de de işlenmişti.
Bülent ve Zuhal yıllarca nişanlı kaldıktan sonra yurda dönerler ve Bülent , Azmi Bey'in yanında işe başlar. Eve davetli olarak geldikleri bir gece iki eski sevgili karşılaşırlar. Bundan sonrasında iki sevgiliyi birleştirmek Azmi Bey ve Hacer Hanım'a düşer.
Sadri Alışık mı ? Ha, evet. Sadri babamız da bu filmde küçük Ümit'i kaçıran bir çocuk hırsızı rolündedir :)
Son Söz : Öldürecek vakti olanlar, izlesinler efendim :)
Belgin Doruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belgin Doruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ocak 2008
AŞKIN SAATİ GELİNCE
Gönderen
çilek
zaman:
10:52
0
yorum
Etiketler: 60 lar, Belgin Doruk, Göksel Arsoy, Sadri Alışık
6 Aralık 2007
Sessiz Gemidekilerden...
Beklerim her gün bu sahillerde mahzûn böyle ben,
Gün batar... kuşlar döner... dönmez o yoldan beklenen.
En nihâyet anladım, yokmuş gören hatta bilen.
Gün batar... kuşlar döner... dönmez bu yoldan beklenen
Beste : İsmail Hakkı Nebioğlu
Güfte :Rahmi Duman
Makam:Hüzzam
Her daim bana Beyatlı'nın Sessiz Gemisi'ni hatırlatır bu şarkı... Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler... Belki de bilmek istemez gönül. Bu şarkıya o gemilere binip gidenlerden derlediğim bir fon hazırladım bugün size...
Çerçeveyi biraz daha daraltayım hatta. Küçük Hanımefendi serilerini bilmeyeniniz yoktur herhalde. Altmışlı yıllarda ortalığı kasıp kavuran , Bülent (Sadri Alışık), Ömer (Ayhan Işık) ve Neriman (Belgin Doruk)'ın gönüllerimizi eğleyen hikayesi... Yakışıklı çocuk Ömer'in yanındaki çocuk Bülent, Ömer'e aşık Neriman. Eğlenceli kumpaslarına tanıklık ettiğimiz hayal kahramanlarımız. Şimdi üçü de sessiz bir gemide yol alıyorlar. Bu dünyaya ait kalan parçaları da Karacaahmet Mezarlığında birbirine çok yakın yerlerde...


Gönderen
çilek
zaman:
09:56
2
yorum
Etiketler: Ayhan Işık, Belgin Doruk, Sadri Alışık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)