Kazım, Mine'ye söylüyor:
- Ben zaten eski bir aşkın mahvettiği bir Türk vatandaşıyım!
ÇİLEK'İN DÜNYASI
Gönderen
çilek
zaman:
19:47
0
yorum
Etiketler: mine koşan, Replik, Sadri Alışık, sevdağ ferdağ
Yabancı bir filmden adapte edilen Maceralar Kralı'nın rejisörü ve senaryo yazarı Safa Önal. 1963 yapımı filmin başrollerinde iki sıkı dost; Ayhan Işık ve Sadri Alışık oynuyor. Filmin baş aktristi ise Semra Sar.
Filmin künyesine şöyle bir baktım da; yönetmeni de, yapımcısı da (Hürrem Erman), başroldeki iki dev aktör Işık ve Alışık da, Osman Alyanak, Mümtaz Ener... Hiçbiri hayatta değiller. Hayat akıp gidiyor... bakın geriye ne kalıyor?
Neyse.
Sadri Alışık çok güzel... güzel adam be. Filmde, gündüzleri mazbut bir taksici, geceleri ise kumarhane işleten , yeraltı dünyasının sayılı babalarından biri olan Erol'un can dostu İsmet rolünde. Bir nevi Ömer Hayyam düşünün. Sürekli içiyor ve konuşuyor. Filmin bir yerinde Erol'un uzatmalı sevgili Jale : "Bana bir şeyler söylüyor anlamıyorum." dediğinde Erol: "Onun dediklerini mahkemede hakim bile anlayamadı da beraat ettirmek zorunda kaldı." diyerek yanıtlar onu.
Erol, yasadışı işlere bulaşmış, asla uslanmayan, aşkmış, duyguymuş, sevgiymiş, ornito renklermiş... hiç tınmayan bir suçludur. Emekliliği yaklaşmış Savcı Kemal de (Mümtaz Ener) onun azılı takipçisi. Hani böyle suçlulara takik kanun adamları olur ya... jübileyi o suçluyu deliğe tıkarak yapma heveslisi... Sonunda onu mahkum ettirmeyi başarır. Hapiste yattığı süre boyunca Erol'un Savcı Kemal'e karşı kini iyice bilenir. Ondan intikamını almaya yeminlidir artık.
Hapisten çıktığında ise eski hayatına tövbe etmiş, ekmeğini taştan çıkaran gariban bir taksicidir artık. Ama sadece gündüzleri. Gündüz kuzu iken gece kurda dönüşür. Soluğu doğru kendine ait gece kulübünde almaktadır... Ve bir yandan da intikam planını devreye sokar. Savcı Kemal'in biricik kızı Nevin (Semra Sar) bu hain planın kurbanı olacaktır.
Nevin aslında Kenan (Suphi Tekniker) ile sözlüdür. Erol ile tanışınca gerçek aşkı onda bulduğuna inanır. Babasını da sözlüsünü de karşısına alan Nevin'in gözü aşktan o kadar kör olmuştur ki, aslında Erol'un kurmuş olduğu bir kumpas sonucu bir cinayet işler. Daha doğrusu işlediğini sanır. Böylece bir kanun adamının kızı olan Nevin'i babası acaba kanuna teslim mi edecektir yoksa kanun dışı yollarla mı adaletten kaçıracaktır. Bu noktada Erol, Savcı Kemal'den intikamını aldığına emindir artık. Emin midir gerçekten?
Ne dersiniz emin midir?
Hatasıyla da sevabıyla da her daim yanında olan İsmet en sonunda Erol'a haykırır: Sen... sen sadece kendini düşünen bencil bir adamsın!
Erol'un bu lafa tepkisi İsmet'e bir tokat atmak olur. Hani nasıl aslında gerçeği biliriz de, bir türlü kendimize itiraf etmeyiz, İsmet de acı gerçeği dostunun yüzüne çarpmıştır adeta bu sözüyle. İsmet yediği tokadın etkisiyle çocuk gibi ağlamaya başlar. Gözlerinden süzülen yaşları görünce Erol büyük pişmanlık duyar, sarılır kardeşinin boynuna.
Erol, intikamını soğuk yemek şeklinde yemiş olsa da yine de mutlu olmaz. Birşeyler eksiktir. Birşeyler yanlıştır. Muzaffer bir komutan edası taşıyacağı yerde Bülent Arınç gibi huzursuzdur baya yahu :)
İşte o zaman, Nevin'i sevdiğini anlar. Artık öyle bir yola girmiştir ki, geriye dönüşü yoktur. Gerçeklerin farkındadır, o bir suçludur, Nevin daha yolun başında bir taze bahardır, onunla bir geleceği yoktur ki...
Sonunda Erol kendisini öyle bir ateşin ortasına atar ki, hayatından vazgeçer... Tayinine aracı olduğu bir polis memurunun kurşunları ile son nefesini can dostu İsmet'in kollarında verir. İsmet'in hıçkırıkları eşliğinde film biter.
Gönderen
çilek
zaman:
19:53
5
yorum
Etiketler: 60 lar, Ayhan Işık, Sadri Alışık, Semra Sar
Can Mustafa (1960) "Asuman" rolünde Muhterem Nur (28) ve "Afitap" rolündeki Leyla Sayar (20)
Gariban (1966) İkisi de rahmetli olmuş iki sanatçı; "Gariban Ali" rolünde Sadri Alışık (41) ve "Ekrem"rolünde Orhan Günşiray (38)
Yine Sadri baba :) 1973 yapımı Tatlım'da "Alev" rolündeki Hale Soygazi'yi yakın markaja almış ferit rolünde .
Bir Yudum Sevgi (1984) Öyle güzel bir film ki bu, aradan yıllar geçti ben hâlâ karısı tarafından terkedilen Cuma'dan mı (Macit Koper) yoksa, tek aradıkları bir yudumcuk sevgi olan ama kavuştuklarında önceki evliliklerinden farklı bir şey bulamayan Cemal ve Aygül'den yana mı olayım karar veremedim.
Beni en etkileyen sahnelerden biri de Aygül'ün kocası Cuma'ya ağzın kokuyor dedikten sonra, Cuma'nın gidip sabunla dişlerini fırçalamasıydı. Öyle de kalmış aklımda canlı kanlı.
Hale Soygazi 34, Kadir İnanır 35 yaşındalar.
Gönderen
çilek
zaman:
15:37
3
yorum
Etiketler: Hale Soygazi, Kadir İnanır, Leyla Sayar, Muhterem Nur, Nostaljik Fotoğraflar, orhan günşiray, Sadri Alışık
Sadri Alışık ve Esen Püsküllü'nün başrollerini oynadığı 1970 yapımı siyah beyaz bir film. Aynı yıl çevrilen ve yine ikisinin başrolde olduğu Ah Müjgan Ah ise renkli. Neden iki filmi birden andım, ona geleyim; Sadri baba her iki filmde de Hüsnü... Hüsnü her iki filmde de paçoz, fakir ama mahallelinin sevgilisi. İşler Karışık'ta Hüsnü Şenacı, Ah Müjgan Ah'da Hüsnü Neşedenyana :)
İşler Karışık bir komedi filmi. Benim izlediğim kopyası mı berbattı yoksa film cidden teknik olarak o kadar berbat mı çekilmiş bilmiyorum fakat, o derece karanlıktı ki bazen sahneleri seçmekte zorlandım. Sadri Alışık'ın soyadıyla müsemma iki filminden (Şakayla Karışık, İşler Karışık) biri. Yönetmeni Mehmet Dinler senaristi ise Safa Önal.
Kalabalık bir kadroya sahip filmin konusu adından da anlaşılacağı üzere karışık. Alışık'ı iki rolde (Hüsnü/Orhan) izliyoruz. Hüsnü, mahallede herkesin sevdiği kahveci çırağıdır. Mahallenin zenginlerinden Celal Bey'in (Mümtaz Ener) kızı Ayşe'ye sevdalıdır. Diğer yandan Orhan ise bir hırsızlık çetesinin çapkın reisidir. Bir soygun esnasında Orhan mahalleli tarafından Hüsnü ile karıştırılınca ikisi istemeden de olsa birbirlerinden habersiz rol değiştirirler.
Bu değişiklik türlü komik olaylara neden olur ve film bu olay örgüsüyle devam eder.
Orhan'ın kapatması Leyla (Gülgün Erdem) da karşısındakinin Hüsnü olduğunu anlayamayınca filmin sonuna doğru Orhan'dan okkalı bir tokat yemeden az önce şu sözleri işitir :
- Sen de mi haaa, sen de mi anlamadın onun ben olmadığını haaa... Sen de mi benzettin ? O da seni benzetti mi haaa ? şrak şraak...
Film boyu Orhan'ın ağzından daha neler duyuyoruz neler. Ah ne olurdu da daha izlenebilir olsaydı bu film !
Gönderen
çilek
zaman:
20:23
2
yorum
Etiketler: 70 ler, Esen Püsküllü, Sadri Alışık
Amman dikkat... Afişe aldanıp da bir Sadri Alışık filmi sanmayınız nostaljiseverler, yanılırsınız. Türk Sineması Afişleri çalışmamda da belirttiğim gibi, bu afiş çalışmasında da sadece daha çok seyirci çekmek için yapılmış bir oyun. Filmde çıplak kadın yoktur, afişte göğüsleri meydanda kadın vardır gibi... Sadri Babanın rolü çok ufaktır üstelik esas oğlan Göksel Arsoy'dan da dayak yer. Ben daha evvel Sadri Alışık'ın böylesi bir dayak yediği film izlememiştim :)
Filmimiz 1961 yapımı ve yine Belgin Doruk'un eşi Özdemir Birsel'in prodüktörlüğünde Hisar Filmden çıkmış.
Yönetmen Nejat Saydam, senaryo Özdemir Birsel.
Rol Dağılımı:
Belgin Doruk: Sevda Aybars
Göksel Arsoy : Bülent
Çolpan İlhan :Zuhal (Bülent'in hala kızı)
Avni Dilligil : Azmi Bozkurt
Aliye Rona : Şaziment (Bülent'in annesi)
Şaziye Moral : Hacer
Sinopsis :
Esas kızımız Sevda, annesi babası ölünce halası Şaziment Hanımlarda kalmaya başlar. Halasının oğlu Bülent ve bir diğer kuzeni Zuhal'le birlikte aynı evde büyürler. Şaziment Hanım asalet düşkünü bir kadındır ve oğlunun Zuhal ile evlenmesini arzu etmektedir. Oysa Bülent ve Sevda arasında ateş bacayı çoktan sarmıştır. Bülent ve Zuhal okumak için Londra'ya uçacaklardır. Bülent bir punduna getirip o gece Londra'ya uçmaz ve gizlice Sevda ile birlikte olurlar. Film, adını bu aşk gecesinden alır zaten. "Aşkın saati gelsin" der sevgililer. Bülent ertesi sabah gizlice ev halkına görünmeden Londra'ya uçar. O gecenin neticesi Sevda hamile kalır. İşe bakın ki tesadüfen merdivenden düşünce, eve gelen doktor ateşine bakarak Sevda'nın hamile olduğunu anlar :))
Hamile olduğunu duyunca Şaziment Hanım Sevda'yı kovar. Sevda, ana yadigarı çok sevdiği Hacer Teyze'sinin yanına sığınır ve bir mektupla olanları Bülent'e bildirir; o gelene dek bebeğin babasının o olduğunu kimseye söylemeyecektir (hangi akla hizmetse artık). Sevda'nın mektubu Zuhal'in eline geçer ve o da Sevda'nın ağzından "Artık beni bir daha arama, beni unut" diye bir mektup yazar. Aynı şekilde Sevda'ya da Bülent'in ağzından "Çocuğu kimden yaptıysan onun yanına dön" diye bir mektup yazar. Bundan sonrası mâlum...
Hikayemize Avni Dilligil nereden girip çıkıyor derseniz ; Zuhal ve Bülent eğlenmeye gittikleri bir gece kanser olan karısını Londra'ya tedaviye getiren Azmi Bozkurt ile karşılaşırlar. Azmi bey ünlü bir tekstilcidir ve Bülent de tekstil mühendisliği tahsili yapmaktadır. Bu karşılaşmanın üzerinden beş yıl geçer.
Kaderin garip cilvesi, Sevda da Azmi Bey'in fabrikasında işçi olarak çalışmaktadır. Oğlu Ümit bir kaza geçirip hastaneye kaldırıldığında, Azmi Bey onun haline çok üzülür ve onu evinde himaye etmeye başlar. Azmi Bey'in karısı Nermin'in son dileği de o öldükten sonra bile Sevda ve oğluna sahip çıkmasıdır.
Çevre dedikoduları önlemek için Azmi Bey ve Sevda nikahlanırlar. Ama ilişkileri bir baba kız ilişkisi gibidir. Bu ritüele de hastayım . Benzer konu Çalıkuşu'nda, Bir Demet Yasemen'de de işlenmişti.
Bülent ve Zuhal yıllarca nişanlı kaldıktan sonra yurda dönerler ve Bülent , Azmi Bey'in yanında işe başlar. Eve davetli olarak geldikleri bir gece iki eski sevgili karşılaşırlar. Bundan sonrasında iki sevgiliyi birleştirmek Azmi Bey ve Hacer Hanım'a düşer.
Sadri Alışık mı ? Ha, evet. Sadri babamız da bu filmde küçük Ümit'i kaçıran bir çocuk hırsızı rolündedir :)
Son Söz : Öldürecek vakti olanlar, izlesinler efendim :)
Gönderen
çilek
zaman:
10:52
0
yorum
Etiketler: 60 lar, Belgin Doruk, Göksel Arsoy, Sadri Alışık
Gönderen
çilek
zaman:
08:41
3
yorum
Etiketler: 60 lar, Filiz Akın, Replik, Sadri Alışık
Gönderen
çilek
zaman:
09:56
2
yorum
Etiketler: Ayhan Işık, Belgin Doruk, Sadri Alışık
İstanbul'u özleyen bir blogdaşın sayfasında rastladım Necip Fazıl'ın içinde "Canım İstanbul" geçen dizelerine. Kuşkusuz kendisine şiir yazılan, kendisine aşk hissi duyulan sayılı şehirlerden biridir yeditepeli şehir İstanbul.
Sadri Alışık'tan dinledik İstanbul'u madem, Ayla Algan ile birlikte rol aldıkları Ah Güzel İstanbul filminden bir kare ile yazımızı noktalayalım. 1966 yapımı filmin bu karesinde Haşmet Bey ve Ayşe'yi görüyorsunuz.
Gönderen
çilek
zaman:
12:15
2
yorum
Etiketler: Sadri Alışık
Hayatı film tadında yaşamak isterdim ama öyle olmuyor tabi. Blogum ucundan kıyısından tematik sayılır malûm , sevdiğim replikler vardır, arada gündelik konuşmama dahi serpiştirdiğim. İşte aklıma geldikçe bu başlık altına seri şekilde ekleyeceğim. Bugün vira bismillah diyorum :)
Gönderen
çilek
zaman:
11:21
4
yorum
Etiketler: 60 lar, Filiz Akın, Replik, Sadri Alışık
şakayla karışık sadri alışık
Gönderen
çilek
zaman:
08:52
0
yorum
Etiketler: Portre, Sadri Alışık
Gönderen
çilek
zaman:
17:37
4
yorum
Etiketler: 60 lar, Ajda Pekkan, Filiz Akın, Sadri Alışık