Murat Soydan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Soydan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2016

Replik :)



Zulüm - 1972
Yönetmen Atıf Yılmaz
Oyuncular : Türkan Şoray , Murat Soydan, Kartal Tibet

tarık * ve kerim * rakip gazinonun kabadayılarına dayılanıyorlar:

kerim - kardeşimin elleri zedelenmesin diye kavgadan vazgeçiyorum, biliyorsunuz kendisi piyanist ve bestecidir. hadi bişey çal da arkadaşlar oyalansınlar... hadi...
tarık, piyanonun başına geçer başlar oyun havası çalmaya


kerim - oynayın!!!

adamlar - biz köçek miyiz be?

kerim - anlamadım ? darbukasız oynayamam mı dedin? haa haklızın... hadi hep beraber oynayın oynayın. hahahahahah
(mermilerini ayaklarına boşaltır adamların)
akabindeki sahnede, dışarda:


tarık - senin hatırın için geçtim piyanoya, adamların hali gözümün önüme geliyor da, düşünsene hepsi kendi çevrelerinin kabadayısı, yarın herifleri köçek gibi oynattığın piyasaya yayılırsa halin nice olur !


10 Eylül 2009

Nostaljik Yeşilçam Fotoğrafları- 17




27 yaşındaki Türkân Şoray, 34 yaşındaki Kartal Tibet ve 32 yaşındaki Murat Soydan, o dönem çok ses getiren, 1972 yapımı Zulüm filminin setinde kol kola girerek bu pozu vermişler.

Birbirlerine tanıştıkları gün aşık olup aynı gün nişanlanan Ayla ve Tarık'ın kaderi ,Tarık'ın bir uçak kazasında tek elini kaybetmesiyle tümüyle değişir. Tarık, Ayla'dan kaçtıkça bambaşka bir şekilde Ayla ile yan yana gelecektir; onların aşkından bihaber ağabey Kerim (Murat Soydan) de Ayla'ya abayı yakar. Gazino patronu Kerim, bütün ihtişamına, gücüne rağmen Ayla'nın kalbini fethedemez, iki erkeğin kardeş olduklarını anlayan Ayla ise ne yapacağını bilmez haldedir. Sonunda Tarık'ın ondan kaçmasına sebep olan engeli, Ayla'nın seve seve bir elini feda etmesine neden olacaktır.

Yani ne anlıyoruz, aşk, organlarımızdan üstündür :)

Uzun lafın kısası, çok güzel bir film, Nesrin Sipahi'nin sesinden duyduğumuz çok güzel bir şarkıya da sahip, Filmde Sultan'ın giydiği sarı kostüm o dönemin parası ile epey paraymış; ki Sultan her filminde giydiği kıyafetleri kendisi temin edermiş.

Filmin kötü karakterini canlandıran Murat Soydan, geçirdiği kalp rahatsızlığından dolayı yoğun bakımda tutuluyor şu an, kendisine ve bu vesile ile aynı zamanda usta yönetmen Halit Refiğ'e Allah'tan acil şifalar diliyorum.



30 Mart 2008

Sevdiğim Replikler - 9


Gülücük imi koyarak başlamak hoş olmayacak biliyorum ama bilin ki Çilek şu satırları yazdığı şu dakika az sonra aşağıda okuyacağınız repliğin geçtiği filmi gözünün önüne getiriyor da gülümsüyor :))

Filiz Akın'ın Şehbal, Kartal Tibet'in Mübin ve Önder Somer'in de Selman rolünde oynadığı 1963 yapımı Aşka Tövbe filmi vardır. Filmin son sahnesinde Selman ve Şehbal tren garındalar, az sonra hareket edecek ve kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır. Zira nişanlıdırlar. Lâkin Şehbal'in gönlü Mübin'dedir. Selman'ı mecbur kaldığı için kabul etmiştir. Neyse efendim uzatmayalım; tam trene bineceklerken Mübin çıkagelir ve sinemamızın kötü adamı olarak tanıdığımız Önder abimiz bu ulvi aşkın arasına giren kara kedi olmaktan vazgeçer. Mutluluk sizin hakkınız diyerek trenden iner... onun yerine Mübin biner:))) Yahu gülüm abim benim... adamı trene bindirdin iyi de... onun işi ne orada, dimi ama :)

İşte replik olarak alıntılayacağım pasaj da benzer temaya sahip bir son sahne. Filmimizin adı Aşk Bu Değil . 1969 yapımı. Başrollerde Sema Özcan, Murat Soydan ve Turgut Özatay oynuyor. Biraz ön bilgi vermez isem, replik sizin içn pek birşey ifade etmeyecek. O yüzden az daha dişinizi sıkın rica edeceğim :)

Selma ve Nihat birbirini seven iki genç aşıktır. Nihat'ın yasa dışı işleri vardır Selma'ya bahsetmediği. Bir gün iş üstündeyken yakalanır ve hapse girer. Selma'cığa haber veremez tabi. Oysa ki Selmacık karnında Nihat'ın çoçuğunu taşımaktadır. Nihat dönmeyince intihar etmeye karar verir, başarısız olur ama bu arada çocuğunu da kaybeder. Nihat hapiste yata dursun, ünlü gazinocu Orhan, ruh hastalıkları hastanesinin bahçesinde şarkı söyleyen Selma'nın önce sesine sonra ise kendisine bayılır... Sanırım gerisini anladınız. İşte son sahnemizde Selma ve Orhan nikah masasına oturmuşlardır. Nihat çıkagelir ! Ta taaamm...

O ana dek Nihat'ın Selma'dan uzak durması için elinden gelen her türlü çabayı gösteren Orhan, aynı bizim Selman gibi imana gelir, kolundaki tazecik gelini Nihat'a sunarken şöyle der:

- Bu saadet sana ait !

İşte bu :)))

Durun daha bitmedi. Nihat'ı başlarında çete reisi olarak tutmak isteyen iki kötü adamımız da lafa karışırlar:

- Ne anladım şimdi bu işten?
- Patronu (Nihat'ı) kaybettik. Artık onu aramıza kimseler döndüremez !
- Acaba bizim için daha mı hayırlı oldu !?

ahahah... müthiş ya müthiş...