Suphi Kaner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suphi Kaner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2008

Bir Suphi Kaner Vardı...

(1933-1963)

Zamanında boyacılık, sinemada yer göstericilik bile yapmış, üşenmeden bıkmadan yazmış yazmış yazmış adam.
Hem oyuncu, hem senaryo yazarı, hem yönetmen hem dublaj sanatçısı. Filmlerde kendisini seslendiren ender oyunculardan.
Gururlu, işine aşık, üretken bir kimse. Bir zaafı var; alkol...
Keşke Suphi'nin hikayesi intihar ile bitmeseydi. İkiz çocukları Aşkın ile Taşkın (sahi ne oldu onlar sonradan acaba?), onunla daha çok vakit geçirseydi, onlara mesleğe aşk nasıl duyulur gösterebilseydi. Üretseydi üretseydi, biz daha çok görseydik onu beyaz perdede.
Kaynaklardan öğrendiğimize göre kendisine ilk ambargoyu uygulayan, işsiz kalarak büyük bir çöküntü yaşamasına neden olan ve kendisi de intihar ederek bu dünyadan göçen nevzat pesen acaba hiç suphi ile ilgili bir pişmanlık, gönül yarası, suçuluk hissetti mi hep merak etmişimdir.
Hepsini geçtim. Şimdi bir zamanların sıkı dostları Öztürk * , Fikret * ve Suphi'den geriye, Allah uzun ömür versin Fikret kaldı. Anlatsa ya fikret hakan. Anlatsa, biz de dinlesek ya. Öğrensek ya. Bu muhteşem, zaman zaman gözüme jean paul belmondo gibi gözüken dramı da muhteşem oynayan komedyen nasıl biriydi? Komedilerin aranılan yüzü, aktör Suphi Kaner nasıl biriydi?
Ah sevgili Suphi Kaner... Son gecende arkadaşların , "beni sabah uyandırmayın" dediğinde senin ilaç içtiğini, gitmekte ne kadar kararlı olduğunu bilselerdi, seni kurtarsalardı birşey değişir miydi? Elbette ki hayır. Ama gönül, benim gönlüm hala senin hüzünlü hikayeni dinledikçe sızlar işte.
Suphi Kaner yaşasaydı bugün 76 yaşında olgun bir oyuncu olacaktı. Yaşasaydı onu çok daha güzel yapıtlarda belki çok başka karakterlerde seyrediyor olacaktık. Kimbilir belki Avrupa Yakası'nın Tahsin'i belki Ekmek Teknesi'nin Nusrettin Babası Suphi Kaner olurdu... Belki Hababam Sınıfı'ndaki öğretmenlerden de biri...
İşte öyle. Hayat nasıl da akıp gidiyor oysa. Kaner'in dramatik yaşamı belki iç acıtıyor ama geride bıraktığı filmler bizi güldürüyor, mutlu ediyor. Hatıramızda yer etmişbu büyük aktörü de rahmetle anıyorum.

1 Aralık 2007

Nostaljik Yeşilçam Fotoğrafları -1

Şu sıralar okumakta olduğum Mesut Kara'nın "Yeşilçam Hatırası" kitabının üzerinde adını çıkaramadığım bir filmin fotoğrafı bulunuyor. Fotoğrafta Kadir Savun, Cevat Kurtuluş, Sami Hazinses, Nubar Terziyan, Öztürk Serengil, Mürüvvet Sim ve Toto Karaca var.Bunun üzerine sabah Türkân Şoray'ın fotoğraflarını aratırken bazı fotoğraflara da rast gelince Sevdiğim Repliklerden sonra bir de öyle bir başlık açmak fikri çok sevimli geldi bana.
Kimi sette çekilmişti kimi filmlerden karelerdi. Uzun uzun baktım, kimileri artık bu diyardan göç etmiş o yüzler bana bakıyorlardı sanki. Düşündüm, kimbilir ne eğlenceli geçiyordu o çekim günü, belki de çok yorgunlardı, belki az sonra rolünü yaptıkları zengin hayatından sıyrılıp otobüse atlayıp evlerine gideceklerdi...
Gülümsememi hiç bozmadım. O anda saklı ve kitli bıraktım.

İlk fotoğrafımız 1964 yapımı KADIN BERBERİ filminden. Türker İnanoğlu'nun yönettiği filmin senaryosu Fuat Özlüer ve Safa Önal'a ait.



Fotoğrafta Ayhan Işık henüz 35, Filiz Akın 21, Suna Pekuysal 31 ve Öztürk serengil de 34 yaşındalar...

İkinci fotoğrafımız da CİCİ KÂTİBEM filminden. 1960 yapımı filmin yönetmeni Arşavir Alyanak, senaryo yazarı ise Erdoğan Tünaş.Orhan Günşiray'ın (32) "nerden bulaştım bu belaya" diyen yüz ifadesi, Fatma Girik'in (18) "elimden kurtulamazsın daha sana neler edeceğim" tarzındaki sevimliliği yanında rahmetli Suphi Kaner'in (27) olayları yâkinen bilen bilmiş adam pozuna dikkatlice bakın. İyi seyirler.